düşündüm yine. kesin bir cevabı olmamakla birlikte yaşamdan sonraki hayatla ilgili çeşitli ihtimaller söz konusu. ya koca bir hiçlik, ya da sonsuz bir hayat olacak orası kesin. en azından benim inandığım bu yönde. ama anlayamadığım her iki ihtimalde de aslında hayatı olması gerektiği gibi yaşamadığımız. şimdi bir düşünün. evrendeki çeşitli çarpışmalar ve tesadüfler sonucu ve süre gelen evrim sonucunda var olmuşuz. ve bu evren bize yaşama şansı verdikten sonra daha fazlasıyla ilgili bilgi sahibi değil. yani nasıl yaşamdan önce bir hiçlik varsa, yaşamdan sonra da aynı şekilde bir hiçlik söz konusu olacak. bizim yaşamdan anladığımız beş duyu organımızla hayatı algılayabilmemiz çünkü. bunun ötesi yine bizim belki dar algılarımıza göre algılayamadığımız bir durum. yani yok olmak. o zaman şimdi yaşadığımız hayat, çok saçma değil mi? yaşamımızı devam ettirecek kadar para kazanıp sonra hep zevk aldığımız şeyleri yapmamız gerekiyor. bu noktada para kazanmayı harcamadıktan sonra zevk alınacak bir şey olarak görmüyorum. bu durumda yanlış işler peşindeyiz. düşünsenize yok olacağız...diğer seçenek ise. evrenin her ne kadar biz bilmesek de (belki daha sonra öğrenebileceğimiz, ben öyle olmasını umuyorum) bize yaşama şansı vermesinin bir sebebi var. ve yaşam denen olguyu bizim elimizden aldıktan sonra bize bu hayatta yaptıklarımıza göre cennet ve cehennem denen diğer bir yaşamda var olma şansı verecek. bu noktada belirtmek isterim ki bence kötü seçenek olan cehenneme gitmek yok olmaktan daha iyidir. çünkü yok olmaktan daha kötü bir şey olamaz. bu durumda yine o seçeneği seçmiş gibi yaşamıyoruz. çünkü böyle ise yapılması haram ve helal olanları bilip tamamen öyle yaşamamız gerekiyor. aslında biraz ilk seçeneğe de benziyor. bu hengame, koşuşturma niye. demek istediğim yanlış yaşıyoruz. en azından benim tanıdıklarım,bildiklerim. işin özünden uzak. ve o özün yine bize çok uzak olduğunu düşünerek. bilemiyorum.
